ESTETİK CERRAHİ HAKKINDA ARADIĞINIZ HERŞEY

Karın germe

Meme küçültme

Göz kapağı estetiği

Botoks injeksiyonu

Kulak estetiği

Liposuction

Meme büyütme

Burun estetiği

Kimyasal peeling

Saç ekimi

Yüz germe

Meme dikleştirme

Yüz iskeleti cerrahisi

Yağ injeksiyonu

Dudak damak yarığı

Kaş kaldırma

Meme rekonstrüksiyonu

 

Dermabrazyon

Yara izi revizyonu

ANA SAYFA

İLETİŞİM

ULAŞIM

REKLAM VE LİNK BAŞVURUSU

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

www.avrupaestetik.com

GÖĞÜS KANSERİ

www.avrupaestetik.com

 

SAĞLIK KÖŞESİ ANA SAYFA

 

REHBERLER

> > Branşlara göre doktor listesi

> > İstanbul hastane rehberi

> > Güzellik merkezleri rehberi

 

KADINLARDA GÖĞÜS KANSERİ

> > Genel bilgiler ve anatomi

> > Risk faktörleri

> > Meme kanseri ve genetik

> > Meme kanserinden korunma

> > Meme kanserinde erken teşhis

> > Meme kanserinin belirtileri

> > Meme kanserinin gelişimi

> > Teşhis ve tedavi seçenekleri

> > Meme rekonstrüksiyonu

 

 

 

 

 

 

 

Op.Dr.Feridun GÖKÇE’nin katkılarıyla

 

Meme kanseri teşhisi konması bir kadın için kolay kabullenebilecek bir durum değildir. Ancak meme kanseri olan hastalar, günümüzde tedavi imkanlarının artmasıyla birlikte eskiye oranla hayata daha iyimser bir gözle bakabilmekte ve hatta tamamen iyileştirilebilmektedir. Konu ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar genişletildikçe, kanserin önlenmesi, teşhis ve tedavi imkanları konusunda daha yeni bilgiler edinilmektedir. Meme kanseri özellikle ileri yaş (50 yaş sonrası) hastalığı kabul edilmesine karşın her yaşta görülebilmektedir. Çok nadiren erkeklerde de (%1) görülebilir.

Tüm araştırmalara rağmen meme kanserinin kesin nedeni tam olarak anlaşılamamakla birlikte meme kanseri gelişimine zemin hazırlayan bazı risk faktörleri ortaya çıkarılmıştır. Bilinen risk faktörlerinin yanı sıra kişilerin kendi kendilerine yapacakları muayeneler de kanserin erken dönemde yakalanmasında önemli bir yer alır. Unutmamak gerekir ki, meme kanseri erken teşhis edildiğinde ve uygun tedavi edildiğinde kesinlikle korkulacak bir hastalık değildir. Önemli olan hastalığın erken yakalanmasıdır. Uygun bir şekilde tedavi edilen hastalar normal hayatlarını sürdürebilirler.

 

Memenin Yapısı

Meme, sayısı yaklaşık 20 kadar olan lob diye adlandırılan bölümden oluşmuştur.  Her lob kendi içinde daha küçük bölümler olan lobüllere ayrılır. Lobüller süt üretimini sağlayan yapılardır. Her bir lobülün süt salgısının akıtmasını sağlayan bir süt kanalı vardır. Her lobülün süt kanalları birleşerek meme başına kadar uzanan ana süt kanalını oluşturur. Süt kanallarının ve lobüllerin çevresi yağ dokusu ile sarılıdır.

Meme dokusu içinde normal kan damarlarının yanı sıra lenf damarları da vardır.  Lenf damarları, vücudun belirli bölgelerinde gruplar halinde bulunan mercimek şeklindeki lenf düğümlerine ulaşırlar. Meme içindeki lenf damarları, memenin orta ve alt kenarı, koltuk altı ve köprücük kemiği boyunca dizilmiş lenf düğümü gruplarına ulaşırlar. Memedeki lenf akımının yaklaşık %75’i koltuk altındaki lenf düğümü gruplarına doğru olur.

 

Genel bilgiler ve meme anatomisi

Meme kanserinin nedenleri ve risk faktörleri

Meme kanserinin genlerle ilişkisi

Meme kanseri önlenebilir mi?

Erken teşhis için ne yapılmalıdır?

Meme kanserinin belirtileri

Meme kanserinin gelişimi

Meme kanserinin tanısı ve tedavisi

Meme rekonstrüksiyonu