|
|
|||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
GÖĞÜS KANSERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||
|
Meme
kanserinin gelişimi Meme kanserleri çoğu zaman memenin üst dış
kadranında, azalan sıklık sırasına göre de, merkezi bölge, üst iç kadran ve
alt kadranda ortaya çıkar. Meme kanserleri, elle muayene edildiğinde klasik
olarak sert, zor hareket ettirilebilen, elastik olmayan bir yumru
şeklindedir. Kitleye iştirak edenm dokuların
niteliğine ve miktarına göre kıvamı değişebilir. Meme kanserlerinin %90’ından
fazlası süt kanallarından, geri kalan kısmı ise meme lobüllerinden
ve daha nadiren de memedeki diğer yumuşak dokulardan köken alır. Meme kanserleri hangi dokudan gelişirse
gelişsin, kanser ilerledikçe bir süre sonra lenf damarlarına sıçrar ve lenf
damarları boyunca yayılım gösterir. Bir kanserin ana odağının dışında bir
başka yere yayılmasına metastaz, buradaki kansere de metastatik
kanser adı verilir. Meme kanseri bu durumda öncelikle lenf düğümlerine
metastaz yapar. Meme lenf damarlarının
büyük bir bölümünün ulaştığı koltukaltındaki lenf düğümleri ve memenin iç
yüzündeki lenf düğümleri daha sık olarak tutulur. Koltukaltındaki lenf
düğümleri, lenf damarları ile köprücük kemiği boyunca dizilmiş diğer bir grup
lenf düğümleriyle de bağlantılıdır. Meme iç yüzündeki lenf düğümleri göğüs
kafesi içindeki lenf düğümleri ile de bağlantı halindedir. Kanser
ilerledikçe, lenfatik damarları ile koltukaltından köprücük kemiği çevresine,
meme iç yüzünden göğüs kafesi içine de
yayılım olur. Meme lenf damarları bu iki yol dışında aşağıda göğüs
duvarı ve diyafram kasını da geçerek karaciğerin
lenf ağı ile birleşir. Lenf akımına karışan kanser hücreleri o bölgenin lenf
düğümlerine yerleşerek metastaz yapar. Bu lenf düğümlerindeki metastaz
geliştikçe lenf düğümü de büyür, vücut yüzeyine yakın olan lenf düğümleri
elle muayene edildiğinde hissedilebilecek duruma gelir. O bölgedeki lenf düğümlerinin metastaz ile
tutulması ya da tümör hücrelerinin lenf damarlarını
tıkaması sonucu lenf akımını zorlaştırır. Rahatlıkla akamayan lenf sıvısı
meme dokusu içinde ve meme derisinde birikir. Böylece yüzeyi portakal kabuğu
görünümüne benzeyen bir şişkinlik ortaya çıkar. Bu görünüm, zaman geçtikçe,
kanser ilerledikçe tüm memeyi kaplar hale gelir. Ana tümör bulunduğu bölgede büyüdükçe önde meme
derisine, arkada da göğüs adalesine yaklaşır. Tümör öne doğru büyürse meme
derisine yayılır, deride şişkinlik, kızarıklık oluşur ve yara açılır. Tümör
arkaya doğru büyürse göğüs adalesine yayılır ve adaleye yapışır, bu aşamadan
sonra dışarıdan elle muayene edildiğinde yerinden oynatılamaz halde olur. Daha henüz kanserin erken evrelerinde bile
kanser hücreleri kan damarları yolu ile kana karışır. Ancak kana karışan
kanser hücrelerinin çoğu kanın içinde tahrip olur, bu yüzden kan yolu ile
yayılım erken dönemlerde genellikle olmaz. Kanser, zamanla geliştikçe kana
karışan kanser hücrelerinin sayısı da artar, bu artışa orantılı olarak kan
yolu ile metastaz yapma olasılığı da artar. Kanser hücreleri kan yolu ile tüm
vücuda yayılabildiği halde yerleşip metastaz yapabilmeleri için belli bir
düzeyde oksijene ihtiyaç duyarlar. Kan yolu ile iskelet sisteminde en çok
yerleştiği yerler omurga kemikleri (özellikle bel bölgesi), kalça kemiği,
uyluk kemiği, kaburga kemikleri ve kafatası kemikleridir. Yumuşak dokular
içinde en sık akciğerlere ve karaciğere metastaz yapar. Bunun dışında beyin, hipofiz bezi, ve overlerde
(yumurtalıklar) de metastaz görülebilir. Çok nadir olarak da mide ve idrar
torbası (mesane) metastazları olabilir. Genel bilgiler ve
meme anatomisi Meme kanserinin nedenleri ve risk
faktörleri Meme kanserinin
genlerle ilişkisi Erken teşhis için
ne yapılmalıdır? Meme kanserinin tanısı ve tedavisi |
||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||||||