|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||||||||
|
AKUPUNKTUR |
|||||||||||||||||||||||||
|
Elimizdeki yazılı bilgilere göre Akupunktur
tedavisi M.Ö. 2600 yıllarına kadar uzanmaktadır. Bu devirde Çin’de yaşayan
“Sarı İmparator” (Huang Ti Nei
Jing) akupunkturla ilgili bilgileri bir kitap
şeklinde düzenlenmesini sağlamıştır. Böylece akupunktur hakkındaki ilk yazılı
belgeyi tanımaktayız. Akupunkturla ilgili ilk deneyimde şöyle olmuştur:
savaşta ok’la yaralanan bir askerden ok çıkarıldıktan sonra yaranın
iyileşmesiyle birlikte vücudun başka bir bölümündeki hastalıkta iyileşmiştir.
Böylece vücuda batırılan bir iğnenin de aynı etkiyi göstereceği kanısıyla
akupunktur tedavisi başlamıştır. Akupunkturun gelişmesi de o devirde Çin’de
Otopsi ve ameliyatların yasak olması nedeniyle tıbbi tedavinin akupunkturla
yapılmasını geliştirmiştir. İsmini latinceden alan akupunktur iğne ve
batmak kelimelerinden oluşmaktadır. Çin’deki akupunktur uygulaması 1950
yılına kadar “Çıplak Ayaklı Doktor” denilen halk arasından çıkan ve
akupunktur tedavisini atalarından gördüğü şekilde uygulayan hiçbir tıbbi
bilgisi olmayan kişiler tarafından yapılmıştır. Bu uygulamadan sonradır ki,
akupunktur bütün dünyada tanınan ve uygulanan bilim dalı haline gelmiştir.
Çin’de ve bütün dünya ülkelerinde akupunktur etki ve tedavisi ile ilgili
araştırma ve tedavi kurumları açılmış, üzerinde bilimsel çalışmalar
başlamıştır. Bugün Çin’de ve Avrupa’da bir çok tedavi kurumlarında cerrahi
operasyonlar dışındaki hemen bütün hastalıklar akupunktur ile tedavi
edilmektedir. Avrupa’da ilk akupunkturla ilgili bilgiler Sinolog’lar
tarafından getirilmiş ve dar bir çevre içinde uygulama görmüştür. (1600-1700 yıllarında).
Daha sonra da doğu blok ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tedavi uygulamasına
geçilmiştir. Türkiye’de ise Akupunkturun
bilimsel bir tedavi olduğu 31 mayıs 1991 yılında kabul edimiş olup, 2002 yılında ise son şekli verilmiştir.
Akupunkturun Türkiye’deki gelişimi Türk doktorlarının yurt dışına açılmaları
ve bizzat yurt dışı çalışmalarında akupunktura ilgi göstermeleri sonucu
ortaya çıkmıştır. Bütün bu ön bilgilerden sonra akupunkturu tanımlayacak
olursak: Vücuttaki belirli bölgelere batırılan iğnelerin
uyarımı sonucunda vücudun hastalığını kendi kendine tedavi yöntemi olarak
özetlenebilir. Sağlık insanın ruhsal ve bedensel olarak hasta olmaması olarak
tanımlanır. Başka bir deyişle ruhsal rahatsızlık bedensel rahatsızlığı,
bedensel rahatsızlık ruhsal rahatsızlığı doğurur. Akupunktur tedavisi de bu
prensibe dayanır. İyi bir gözlemci olan Çinliler insan hastalıklarının vücuttaki
Yaşam Enerjisi’nin denge bozukluğu göstermesi sonucu olduğunu
kanıtlamışlardır. Yaşam Enerjisi (Vitalenergie, De Qi, De Chi) Yin
ve Yang denilen iki enerji tipinden oluşmaktadır. Bu iki enerji tipinin dengesi halinde yaşam
enerjisi de dengelidir ve insan sağlıklıdır. Bu enerjilerden birinin artması
veya azalması halinde hastalıklar ortaya çıkar. Yaşam enerjisi vücutta
devamlı bir dolaşım halindedir. Bu dolaşım belirli yollar üzerinde (Meridian, Channel) olur.
Vücutta 12 adet meridyen vardır. Bunların altısı Yin
altısıda Yang
meridyenidir. Bu meridyenler vücutta cilt üzerinde yayılmışlardır. Çeşitli
organ isimleri ile adlandırılmışlardır. Sembol olarak Yin
ve Yang birbirine karşı yani zıt enerji tipi olarak
tanımlanabilir. Başka bir deyimle YANG: kuvvetliyi, aydınlığı, aktiviteyi,
hareketliliği, YİN: ise zayıflığı, karanlığı, pasifliği, yavaşlamayı temsil
etmektedir. Bunları daha basit misallerle anlatacak olursak, Batı tıbbındaki
otonom sinir sisteminin yerine, Çin tıbbındaki zıt enerjiler modelini benzetebiliriz.
Akut Lumbago bir Yang Artroz
ise bir Yin enerjisi hastalığı olarak ortaya çıkar. Akupunktur iğneleriyle vücuttaki akupunktur
noktaları enerji bozukluklarının tedavisini sağlar. Bununla birlikte
akupunktur yalnızca hastalıkların tedavisinde değil modern anestezide de
yerini almıştır. Yani bir hastaya narkoz vermek yerine akupunkturla narkoz
verilmeksizin ameliyat gerçekleştirilmektedir. Böylece genel narkozun zararlı
yan etkilerinde ve tehlikelerinden hasta korunmuş olmaktadır. Ayrıca bugün
Avrupa’da ve Amerika’da yaygın olan Ağrı tedavi Merkezi ve Kliniklerinde
akupunktur uygulaması başarıyla sürmektedir. |
|
|||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
||||||||||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|||||||||||||||